Sosyalist İşçi 331 (11 Ağustos 2008)

 

Sayfa 3 :


12 Eylülcüler de yargılanacak

Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koaliyonu darbelere ve darbecilere karşı üçüncü adım olarak 12 Eylül’de gene sokağa çıkıyor.
Koalisyon 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için, bu kapının açılması için harekete geçiyor. Netekimci paşaların yargılanması için bir çok ilde sokağa çıkmaya hazırlanıyoruz.
13 Eylül’de CHP ve DİSK ise İzmir’de miting hazırlığı yapıyor. Baykal ve kemalist brüokrasinin son kale olarak gördüğü İzmir’de toplayacakları kalabalığın arkasına sığınacaklar. Bazı kesimler ise Ergenekoncuların avukatlığına soyunanların yanında yer almaktan hiç çekinmiyor.
14 Eylül’de yeniden duruma bakarız. Darbe yanlılarının başını çektiği mitinglerle diğer darbe karşıtı eylemleri yan yana koyup tartışırız. Ancak mesele bundan sonra, darbelere, çetelere karşı nasıl durulacağıdır.
Susurluk’ta olduğu gibi Ergenekon’un da üstünü kapatmalarına izin verecek miyiz?
Hrant Dink cinayetinin üzerinin sistematik olarak örtülmesini ssesizce izleyecek miyiz?
Malatya’da 3 Hıristiyan’ın vahşice katledilmesinin hesabını sormayacak mıyız?
Sağı sola bomba attrıp bunu PKK’nin üzerine yıkanların yaptıkları yanlarına kâr mı kalacak?
Türk ve Kürt çatışması planlarının uygulanmasına göz mü yumacağız? Haklı mücadelelerimizin önünü her seferinde darbe sopasıyla kesenleri bu kez bertaraf etmeyecek miyiz?
Sosyalistler, kemalist rejimin avukatlığına soyunanların “ne darbesi, ne çetesi” laflarından çok bu soruların yanıtlarıyla, pratikteki yanıtlarıyla ilgilenmekte. Kimse 12 Eylül’ün, DİSK’in “şanlı” geçmişinin arkasına sığınmamalı.
27 yıl önce yaşananlara karşı hayali mücadeleler yaratmak yerine bugün karşımızda apaçık duran 12 Eylül’ün devamcılarına karşı çıkmalı. 12 Eylül’ün ve tüm darbeler sürecinin hesabını sormak bugünkü ağır çekim darbeye ve Ergenekon terör örgütüne karşı çıkmaktan geçiyor. “12 Eylül mağduruyum” diye ağlayan kimileri bunu görmeyi reddetse de Türkiye emekçi sınıfları aradaki bağı gayet iyi görüyor.
Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu sadece halka güveniyor. Tüm siyasetçiler halkı kandırılmış bir sürü olarak görürken
halk 21 Haziran eyleminin açtığı kapıdan geçmeye, demokrasi ve özgürlükler için yürümeye başladı bile.
Bu halk aynı zamanda karşısında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyor: Bürokrasi, generaller, CHP, ADD, Ergenekon... Kim bunlarla yan yana düşerse, birlikte eylem yapar ya da söylemlerini ortaklaştırırsa halk tarafından dışlanmaktan kurtulamayacak.