Sosyalist İşçi - Devrimci, Antikapitalist Haftalık Gazete


375 - 18 Eylül 2009
Sokağa, eyleme; IMF çöplüğe! PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:51

Hükümet, IMF ile yeni bir anlaşmaya hazırlanıyor. Bu anlaşma kapsamında IMF Türkiye’ye 15 milyar dolar borç veriyor.

Bu para nereye gidecek? Yarısı ABD’li silah tüccarlarına. Türkiye ABD’li silah şirketlerinden 7.8 milyar dolarlık silah almaya hazırlanıyor. Memurlara, emeklilere, asgari ücretliye kaynak yok diyenler tarihin en büyük silah alımını yapıyor.

IMF’den gelen paranın yarısı gitti, diğer yarısı ne olacak. Hükümetin yeni kararlarına göre bu geriye kalan para patronlara kredi olarak dağıtılacak.

Ama alınan bu borcu, ceplerine bir kuruş bile girmeyen 70 milyon ödeyecek. Vergilerle. Ya işsizler, iş bulmaktan ümidini kesenler. Açlık içinde yaşayanlar. Kendilerine kaynak yok diyerek sadaka gibi ücretler dayatılan işçiler, memurlar, sözleşmeliler, emekliler, asgari ücretliler?  Onları düşünen yok, varsa yoksa patronlar ve IMF. Öyleyse buna dur diyelim. IMF’ye karşı harekete geçelim

 
Küresel işsizlik rekoru PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:50

15 Eylül 2008 yılında patlayan krizden en büyük zararı işçiler gördü. Dünya çapında milyonlarca işçi işten atıldı.

Devletler şirketleri kurtarmak için trilyonlarca dolar, yaklaşık 20 trilyon dolar harcarken ABD'de, Latin Amerika'da, Avrupa Birliği ve Asya ülkelerinde işsizlik oranları her geçen ay bir önceki aya göre daha da arttı.

Yeni liberalizmin çöküşü

Sosyalist İşçi, Lehman Brothers'ın çöküşüyle başlayan süreci, yeni liberalizmin çöküşü olarak adlandırdı.

Yirmi yıldır anlatılan küreselleşme yalanları, kapitalizmin akla uygun tek sistem olduğu fikri, marksizmin öldüğü, bir daha dirilemeyeceği düşüncesi, küreselleşmenin önüne geçilemez bir mutluluk çağı olduğu iddiası küresel krizle birlikte çöpe atılan fikirler oldu.

Devamını oku...
 
Avrupa Birliği ülkelerinde kriz PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:49

Berk Efe Altınal

Harcanan trilyonlara rağmen ekonomik krizin Avrupa'daki etkileri sürüyor.

Geçen Temmuz ayında Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde işsizlik %9,4 ile son 10 yılın en yüksek oranına ulaştı ve bu 21 milyon kişinin işsiz kalması demekti. Bu, 2008'in Temmuz ayından beri 3,17 milyon kişinin işten çıkartılmış olduğu anlamına geliyor.

İspanya, ekonomik krizin etkilerini en ağır yaşayan ülkelerden bir tanesi oldu. Ekonomik krizin başlamasından önce de işsizliğin ve ekonomik sıkıntıların baş göstermekte olduğu ülkede kriz ölümcül bir etkiye sebep oldu. 2008'in ikinci çeyreğinde %8 olan işsizlik oranı, üçüncü çeyrekte %13'e çıkmıştı. Ekonomik krizin vurduğu Eylül ayından itibaren işsizlik oranı %20'yi aştı. Madrid'de iş bulmak umuduyla kuyruklarda bekleyen insanları görmek sıradan hale gelmiş durumda. Sadece bu kentte 800 bin kişinin işini kaybettiği söyleniyor.

Devamını oku...
 
İş, iklim, adalet, barış, özgürlük! PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:48

Kriz Türkiye'yi de derinden etkiledi. Ekonomi 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 6.5 küçülmüşken, krizin etkisiyle birlikte büyüme oranı da yüzde 1'in altına düştü.

Ocak 2008'e göre Ocak 2009'da sanayi üretimi yüzde 21.3'lük bir düşüş yaşadı. Şubat ayında ise sanayi üretiminde yaşanan düşüş yüzde 23.7 oranıyla tam bir rekor kırdı.

Ekonominin geneli ise 2009 yılının ilk üç ayında yüzde 13.8 geriledi.

Devamını oku...
 
Kriz ve Latin Amerika PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:45

Burak Demir

ABD'de patlak verip hızla dünyaya yayılan küresel mali kriz, Güney Amerika ülkelerine dünyadaki diğer ülkelere göre biraz daha geç ulaşsa da etkilerinin diğer ülkelerdekilerinden kalır yanı yok. Krizin ilk dönemlerinde Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, ülkesinin ekonomisinin son yıllarda Amerika'ya bağımlılığının azaldığını ve bu sebeple krizden daha az etkileneceklerini, iddia ettiyse de; Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez, krizin kapitalizmin bir krizi olduğunu ve ülkelerini etkilese bile "sosyalist" çözümlerle üstesinden geleceklerini, belirttiyse de diğer Güney Amerika ülkeleri gibi onların da kapitalist dünyaya tam tamına eklemlenmiş olan ekonomileri krizden derin yaralar aldı.

Son Güncelleme: Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:48
Devamını oku...
 
MARKSİZM 2009: 29 EKİM - 1 KASIM - İSTANBUL PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:43

Meltem Oral

Kapitalizmi tarihe gömelim

1970'lerin ortasından beri krizler geçiren kapitalizmin son büyük şoku, geçen sene 160 yıllık Lehman Brothers adlı dev finans şirketinin iflasını ilan etmesi oldu. Kara Pazartesi olarak tarihe geçen gün, küresel ekonomik krizin miladı sayılıyor.

Kapitalizm doğası gereği kriz yaşamaya mahkum.  Marksistler ise Marks'ın kar oranlarının düşme eğilimi teorisinin üzerine, bugün yaşadığımız krizi tanımlayabiliyor.

Kara Pazartesi'nden itibaren yüzbinlerce insanın işsiz kaldığına dair haberler okuduk. Lakin aynı yıl içerisinde açıklanan raporlarda lüks otomobillerin satışının arttığı, banka gelirlerinin artış gösterdiği  gibi veriler de vardı. Görüldüğü gibi 'kapitalizmin zenginliğini paylaşıyoruz, krizin yükünü de paylaşacağız' palavrasını sıkanlar  garajlarına Ferrarilerini sokarken, krizin yükünü emekçilerin omuzlarına yüklemek istiyorlar.  

Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 22:23
Devamını oku...
 
Afet değil cinayet PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:41

Doğan Tarkan

8 Eylül 2009, Marmara Bölgesi'nde etkili olan sel felaketinin görüntüleri bütün televizyon kanallarında. Yıkılan evler, ağaçlar, sularda kilometrelerce sürüklenen arabalar, evlerinde çaresizce kurtarılmayı bekleyen insanlar. Sel sularına kapılıp yaşamını yitiren Selimiye'de 4, Çatalca'da 6 kişi, son açıklamalar göre 31 kişi öldü. Yine selde telef olan çok sayıda hayvan. Selin ardından tarumar olmuş, çamur içindeki yaşam alanları. Milyarlarca lira maddi kayıp.. Bir günlük bile diyemeyeceğimiz "doğal afet"in bilânçosu.

Bu bir afet değil, bir cinayet.

Her zamanki gibi yoksulları vuran bir cinayet.

Devamını oku...
 
Sel yoksulları vurdu PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:40

Geçtiğimiz hafta birkaç dakika içinde Trakya'da can kayıplarına ve büyük yıkımlara sebep olan sel felaketi, ardında mağdurları bıraktı. Biloanço çok ağır. 32 kişi hayatını kaybetti, binlerce ev sulardan etkilendi, yüzlercesi kullanılamaz durumda. Hükümet, zararın karşılanaca- ğını açıkladı. Zarar karşılanacak, fakat mağdurlar alacakları kredi ile zaten sahip olduğu mülkü ikinci defa almış olacak. Toplam zararın 150 milyon dolar olduğu tahmin edilirken, ailelere kaybolan canların karşılığı olarak para verilecek.

Türkiye'de 1989'dan bu yana 371 sel ve taşkın olayı meydana gelmiş ve bu olaylarda 475 kişi hayatını kaybetmiş. 500 milyon dönümden fazla tarım ve yerleşim alanı sular sebebiyle kullanılamaz hale gelirken maddi zarar 2 milyar doları bulmuş. Son 20 yılda en fazla su taşkını olayı bu sene yaşanmış. 

Devamını oku...
 
Uyuşturucu kartelinin üst düzey Emniyet ve Ergenekon bağlantıları PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:39

TC tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonlarından birisi geçtiğimiz günlerde yapıldı. 2 milyar TL'lik uyuşturucunun yakalandığı operasyonda emniyete uyuşturucu konusunda bilirkişilik yapan Doç. Dr. Rıza Işık şebekenin başı olarak tutuklandı. Yapılan araştırmalar sonucunda çetenin Emniyet'in en tepesindeki isimlerle bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

Deşifre olan en dikkat çekici bağlantı, sorumluluk alanında uyuşturucuyla mücadele de olan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) biriminden sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan ile çetenin bağlantısı. Çetenin Arslan dışında, birinci sınıf emniyet müdürleri M. A. ve ismi öğrenilemeyen 3 emniyet müdürü ile de ilişki içinde olduğu belirlendi. Bu 4 emniyet müdüründen ikisinin daha önce narkotik şubedede görev yapmış olduğu öğrenildi.

Devamını oku...
 
Kürt halkının yanında olmak PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:37

Şenol Karakaş

Yaklaşık iki aydır "açılım süreci" tartışmaları yoğun bir biçimde tartışılıyor. Ulusal bir sorunun, hem de on yıllara dayalı ve son 25 yılında binlerce insanın öldüğü bir sürecin iki ayda çözülemeyeceği çok açık.

Sosyalist İşçi, Kürt sorununda çözüm adımlarının bir süreç olduğunu ve zaman zaman ileriye doğru adımların zaman zaman da geriye doğru adımların atılacağını en başından beri vurguluyor. Tersini beklemek, sorunun çözümünden bahsedilmesiyle çözümün gerçekleşeceğini düşünmek, Kürt sorununu hafife almak olur.

Devamını oku...
 
Türkiye'de her yıl 200 kişi açlıktan ölüyor! PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:36

Başbakanlığa bağlı Türkiye İstatistik Kurumu (Tüik) verilerine göre her yıl ortalama 200 bin kişinin hayatını kaybettiği Türkiye'de yaklaşık 200 kişinin ölüm nedeni, Afrika'nın geri kalmış ülkelerinde görüldüğü gibi 'beslenme ve vitamin yetersizliği'. Yani, açlık.

 
IMF, borçlar ve bağımsızlık efsanesi PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:34

 

Volkan Akyıldırım

IMF, Türkiye'de yaşayanların en nefret ettiği kurumların başında gelir. Ancak farklı nefret gerekçeleri var.

Kimileri IMF'ye karşı bağımsızlık mücadelesi veriyor.  IMF'ye; Türkiye'yi dışa bağımlı hale getiren, bir plan dahilinde bağımsızlıktan yoksun bırakan bir kurum olarak gördükleri için karşılar. Onlar 'Kahrolsun IMF, tam bağımsız Türkiye' diyorlar. İşçi sınıfına 'bağımsızlık' mücadelesi vermesini öneriyorlar.

Dünyaya dair basit bir şablona sahipler. Kötülüğün tek bir adresi: Amerika. ABD eşittir emperyalizm. IMF, Dünya Bankası, borçlanma eşittir ülke bağımsızlığının elden gitmesi, sömürgeleştirme ve her şeye kadir emperyalizmin işleyen "planı". Bu şablon yüzeysel, dünyada olup bitenleri açıklamaktan uzak.

Son Güncelleme: Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:37
Devamını oku...
 
Kriz, direniş, grev, mücadele: Fabrikalardan ve işyerlerinden PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:33

 

Tuna Öztürk

7 aylık grev sona erdi

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde faaliyet gösteren ASİL ÇELİK'te, 30 Ocak'ta başlayan grev sona erdi. Geçen hafta bir araya gelen işçiler ve işveren Toplu İş Sözleşmesi'ni imzaladılar.

Atanmayan öğretmenler bakanlık önündeydi

Ataması yapılmayan Öğretmenler Platformu üyesi öğretmenler 14 Eylül günü Milli Eğitim bakanlığı'nda öğretmen atamaları için düzenlenen töreni Bakanlık önüne gelerek protesto ettiler. "Savaşa değil, eğitime bütçe" pankartı taşıyan öğretmenler, kadrolu atama ve iş güvencesi taleplerini basın açıklaması ile dile getirdiler.

Son Güncelleme: Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:36
Devamını oku...
 
7.8 milyar dolarlık silah alımı: Füze alma, işsizliği önle! PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:31

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Türkiye'ye 7.8 milyar dolarlık silah satışını ABD Kongresi'nin onayına sundu. Kongre, daha once önüne gelen bu tip teklifleri hiç reddetmedi.

Türkiye kamuyou gelişmelerden habersiz. ABD gazetelerine göreyse Türkiye ABD önerisiyle oluşturulan NATO'nun Füze Kalkanı'na topraklarını açıyor. Türkiye, İran'la sınırı olan tek NATO ülkesi. Bir ay önce ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İran'daki nükleer faaliyete göz yummayacaklarını söyleyerek bir "savunma şemsiyesi"nden bahsetmişti. Türkiye, enerji ve güvenlk politikalarında işbirliği içinde olduğu İran'ın nükleer faaliyetini onaylamıyor.

Devamını oku...
 
Dünya liderlerine göre kriz bitmedi PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:29

Alex Callinicos

Lehman Brothers'ın çökmesinden bu yana bir yıl bile geçmemişken, bankalar yine sahneye çıktı. Kârlarıyla övünerek güçlerini gösteriyorlar.

Bu durum, gelecek ay Amerika'da Pittsburg'da yapılacak olan zirve hazırlıkları için geçen haftasonu Londra'da toplanan G20 maliye bakanlarının yakasını bırakmıyor.

Bu zirve, dünyanın en büyük ekonomilerinin hükümet başkanlarının bir yıl içinde bir araya geldiği üçüncü toplantı olacak - bu da, yaşadığımız krizin ciddiyetini gösteriyor.

Londra'da herkesin odaklandığı konu, devletlerin bankacıların kâr paylarına bir tavan sınırlaması getirip getirmemesiydi. Tahmin edileceği gibi, ABD ve İngiltere gibi büyük mali merkezlere sahip devletler buna karşı çıkarken; Fransa, Almanya ve Avrupa Birliği'nin geri kalan kısmının çoğunluğu bu öneriyi destekliyor. 

Devamını oku...
 
Sosyalist İşçi: Sokağa, eyleme, IMF çöplüğe! PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:28

Küresel ekonomik yapının son bir yıldır yaşadığı çöküntüye çare arayışları sürüyor. Dünyanın efendilerinin bu çöküşe bir çareleri yok ama küresel örgütlerin toplantılarına ara vermeden devam ediyorlar. Son olarak IMF ve Dünya Bankası İstanbul'da 6-7 Ekim'de toplanacak. Binlerce "konuk" geliyor bu toplantı için.

Şimdi yapılması gereken, bu konukları anti kapitalist hareketin, işçi sınıfının ev sahipliğiyle karşılamak.

Antikapitalist Blok 1-7 Ekim tarihlerinde bir eylem programı çıkarttı. DİSK-KESK-TTB ve TMMOB de bir eylem programı çıkarttı.

1 Ekim'de emek örgütlerinin sosyal güvenlikte yıkım anlamına gelen yasanın birinci yılında bir eylem gerçekleştirecek. Blok bu eyleme katılacak. Böylece IMF'yi dağıtmak için start verilmiş olacak. Blok, her gün "IMF'yi dağıtmaya hazır mısınız?" bildirilerinden dağıtacak. 18 Eylül Cuma günü bir yürüyüş düzenleyecek. 26 Eylül'de taksim de bir yürüyüş daha düzenleyecek.

Devamını oku...
 
Nükleer endüstrinin düşüşü devam ediyor PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:25

Burak Demir

Federal Almanya Çevre, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı'nın kurduğu bir komisyon 27 Ağustos'ta “Dünya Nükleer Endüstri Durum Raporu 2009”u yayınladı.

Rapor; dünya çapında çalışmakta olan, inşa edilmekte olan ve inşa edilmesi planlanan nükleer santraller hakkında temel niceliksel ve niteliksel gerçekleri okuma imkanı sağlıyor. Detaylı bir gözden geçirmeyle, geçmiş ve mevcut nükleer projelerin ekonomik performansını değerlendiriyor.

Rapor, endüstriyel gerçeklik ile “bir çeşit rönesans anlayışı” arasında büyüyen bir uçurumun olduğunu ortaya koyuyor. Nükleer endüstrinin geleceğinin pek de parlak olmadığını detaylarıyla gösteren 119 sayfalık raporu ana hatlarıyla şöyle özetleyebiliriz:

Nükleer Santrallerin Sayısı, Kapasitesi

1 Ağustos 2009 itibariyle, dünyada çalışmakta olan nükleer reaktör sayısı 435, 2002'deki sayıdan 9 daha az. Uluslararası Atomik Enerji Ajansı (IAEA) tarafından “inşa aşamasında” olarak nitelenen 52 birim var. 1979'da ise “inşa aşamasında” olan 233 reaktör vardı. 2008 yılında, nükleer enerjinin  ticari amaçlı kullanılmaya başladığı 1950'lerin ortalarından beri ilk defa, hiçbir yeni nükleer santral elektrik şebekesine bağlanmadı. Aslında; Cemavoda-2'nin 24 yıllık inşa süresinin ardından 7 Ağustos 2007'de şebekeye bağlanmasından beri hiçbir 'yeni bağlantı' rapor edilmedi.

Devamını oku...
 
Afganistan, Rus emperyalizmine nasıl mezar olmuştu? PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:19

Dave Crouch

Sovyetler Birliği, 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmeden önce, bunun kolayca zafer kazanacakları basit bir savaş olacağını düşünüyorlardı. Ancak direnişin gücünü küçümseyerek hata ettiler.

1990'ların başında Moskova metrosuna binseydiniz, üzerlerinde askeri üniforma giymiş, bacaklarından biri eksik bir çok genç dilenciye rastlardınız. Bu gençler, Rusya'nın bir felakete dönüşen Afganistan işgalinin kurbanlarıydı.

İşgal 1979 yılının noel arifesinde başlamıştı ve ancak 9 yıl sonra son Sovyet birliğinin de Özbekistan'a çekilmesiyle sona erdi. En iyimser tahminlere göre 15 bin Sovyet askeri bu savaş sırasında hayatını kaybetti. Bu esnada yarım milyon Afgan öldürüldü ve çok daha fazlası, milyonlarcası, evlerinden göç etmek zorunda kaldı. 

Devamını oku...
 
POLİTİKANIN ABECESİ: B - Bolşevizm PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:18

Can Irmak Özinanır

1903 yılının Haziran ayında Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP) kongresi toplanır. Kongre, parti içindeki kanatların örgütsel ayrılıkların su yüzüne çıktığı bir havada geçer. Parti üyeliğine ilişkin madde tartışılırken  Lenin liderliğindeki kanat ile eski yoldaşı  Martov önderliğindeki kanat arasında sert tartışmalar yaşanır. Lenin, partinin merkezi bir yapıya kavuşması gerektiğini, parti örgütlerinin birinde  bizzat görev alan ve partiye maddi olarak katkıda bulunanların parti üyesi olması gerektiğini savunurken, Martov daha gevşek bir parti yapısı öngörmektedir. Kongre'de Lenin'in önerisi çoğunluğu kazanarak kabul görür, Martov ve arkadaşları ise azınlıkta kalırlar. O günden sonra örgüt fiili olarak çoğunluk anlamına gelen Bolşevikler ve azınlık anlamına gelen Menşevikler olarak ikiye bölünür. Küçük bir ayrıntıdan ibaretmiş gibi gözüken bu ayrışma başlangıç noktası sayılabilecek olsa da, Bolşevizm ve Menşevizm arasındaki farklar politiktir.

Devamını oku...
 
Marksizm Sohbetleri: Kırk milyon kişi PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:16

Şenol Karakaş

İşçi sınıfı sadece küresel ekonominin temel gücü değil. Türkiye'de de nüfusun temel üretken gücünü işçiler oluşturuyor.

Yok olması, etkisiz olması bir yana, üretim ve hizmet üretimi alanında ücretli emekçiler ezici bir çoğunluğa sahip.

Türkiye İstatistik Kurumu'na göre, 2007 rakamlarına göre istihdam edilen insan sayısı 22 milyon 750 bin.

İstihdam edilenler içinde 11 milyon 683 bin kişi, çalışanların yüzde 51.4'ü, ücretli işçi.

Gündelik ücret karşılığında çalışanları ise genel toplam içinde 1 milyon 733 kişi.

İşçilerin yüzde 29.5'i tarım, yüzde 20.2'si sanayi, yüzde 6.2'si inşaat ve yüzde 47.7'si de hizmet sektöründe çalışan ücretliler.

Devamını oku...
 
Bienal’deki tuhaf performans PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:15

Selim Işık

12 Eylül günü saat 12.00'de Cumartesi Anneleri'nin eylemindeydik. Evlatları, kardeşleri, sevdikleri devlet tarafından kaybedilen, haytının geri kalanında bu acıyla ve adalet isteğiyle yaşayan insanlar oradaydı.

Sonra Darbeye Karşı 70 Milyon Adım'ın açtığı Kenan Evren Resim Sergisi'ndeydik. 3 saat içinde içeriye giren 600'e yakın insan, yaşamının ortak noktalarından biri olan 12 Eylül hakkında baktı, okudu, düşündü, dinledi ve konuştu.

Uzun bir gündü. Saat 16.00'da DSİP üyeleri ellerinde Sosyalist İşçi gazeteleriyle Bienal'in kapısındaydı. 2 saat boyunca Bienal'in önünde gazete satışı yaparak ve hem Bienal katılımcıları ile hem de sokaktakilerle konuşarak bir performans gerçekleştirildi.  

Devamını oku...
 
Darbeciler yargılansın diye saçlarını kestiler PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:14

Uçan Süpürge'nin 1-14 Ekim tarihleri arasında Garajitanbul'da gerçekleştireceği "12 Eylül Kadın Mektupları Sergisi" etkinlikleri çerçevesinde, aralarında Lale Mansur, Zeynep Tanbay, Jülide Kural, Deniz Türkali, Necmiye Alpay ve DSİP'ten Meltem Oral'ın da bulunduğu bir grup kadın "Darbeciler artık yargılanmalı, işkenceciler, tecavüzcüler hesap vermeli" diyip saçlarını çözerek, kestikleri 'birer tutam saçı' Galatasaray Meydanı'na koydukları kavanoza bıraktı. Eylemle ilgili olarak yapılan açıklamada şunlar dile getirildi: "Şimdi kadınlar saçlarını çözüyor. Yüreklerini açabildiklerince açıp yazdıkları mektuplarla 12 Eylül'ün bütün sesleri yutan sessizliğinden, hala süren kopkoyu karanlığından sıyrılmayı deniyorlar. Ne anımsanabilen, ne de unutulabilen; ne geçmiş, ne gelecek olabilen bu zamandan kopup gelen mektuplar, resimler, fotoğraflar, karikatürler, mendiller, deniz kabukları, bölük pörçük anı parçacıkları, kayıp zamanın gerçeğini dile getiriyor. Kadınlar kendilerinden çalınan öykülerini yeniden yazıyor..."

 
Ressam mı, darbeci mi? PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:14

12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 29 sene geçti. Hala aynı anayasa kullanılıyor, neo liberal politikalar uygulanıyor. Onlarca kişi idam edildi, yargılandı, binlerce kişi fişlendi, demokrassi bir kez daha ordu tarafından baltalandı. Darbelere karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu, 12 Eylül Cumartesi günü dönemin fotoğraflarından oluşan bir sergi yaptı. " Kenan Evren resim sergisi" adıyla duyurulan etkinlik, çocukluğundan itibaren resim yapmaya ilgi duyan Evren'in asıl büyük tablosunun, 12 Eylül darbesi ve yaşattıkları olduğu, vurgusunu yapmak için düzenlendi. Açılışta Ergenekon davasının sonuna kadar gidilmesi gerektiği, bunun hem daha önceki darbelere hem de bugün de yapılmak istenen darbeye karşı ses çıkartarak olabileceği söylendi. Bu bir demokrasi ve özgürlük mücadelesidir diyen Lale Mansur, Zeynep Tanbay, Agos gazetesinden Pakrat Estukyan, gazeteci Yalçın Ergündoğan, yazar Ömer Laçiner de resim sergisine katıldı. Tek tek fotorafları yorumlayan gazeteci ve sanatçılar, Kenan Evren'in ve darbecilerin demokrasiyi nasıl tahrip ettiğini, 12 Eylül anayasasının değişmesi gerektiğini vurguladılar. Yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren'in fotoğrafını seçen Zeynep Tanbay konuşmasını, Evren'e " Erdal'ın ruhunun resmini yapabilir misin?" sorusuyla bitirdi. Yarım gün boyu süren etkinliğe katılım ve basının ilgisi yüksekti.

 
Jandarma önünde İHD protestosu: 'Temizöz Jitem'in ölüm celladıdır! PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 01:11

İnsan Hakları Derneği (İHD) yurt ölçeğinde çeşitli kent merkezlerinde eşzamanlı olarak gerçekleştirdiği eylemlerle, "JİTEM'in ölüm cellâdı" olarak nitelenen Albay Cemal Temizöz'ün yargılanmaya başlamasına destek verdi ve soruşturmaların derinleştirilerek, "kayıpların sorumluları olarak gördüğümüz devletin sivil-askeri ve adli yetkilileri yargılanmalıdır" denildi.

İstanbul'da İHD İstanbul Şubesi, Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon tarafından Beşiktaş Balmumcu semtindeki Jandarma Merkezi önünde bir gösteri düzenledi. Dans sanatçısı Zeynep Tanbay, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Genel Başkanı Doğan Tarkan, gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan gibi isimlerin de aralarında bulunduğu topluluğun katılımı ile gerçekleştirilen gösteride İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri'nin sunuş konuşmasının ardından, Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu'ndan hak savunucusu Leman Yurtsever tarafından yapılan açıklamada "Bugün, burada "özel anlam" taşıyan bu binanın önünde toplanmamızın nedeni, Özel Harp Dairesi'ne bağlı olarak çalışan JİTEM'in 'ölüm cellâdı' tutuklu sanık Albay Cemal Temizöz, eski Cizre belediye başkanı Kamil Atak ve beraberindeki 6'sı tutuklu 7 kişinin işledikleri "insanlık suçları" nedeniyle nihayet ilk kez Diyarbakır'da hâkim karşısına çıkıyor olmaları. 

Devamını oku...
 


Buradasınız  : Anasayfa Arşiv 375 - 18 Eylül 09