|
İşsizliğe, yoksulluğa karşı sokağa |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:28 |
|
Dünyanının kanını emenler İstanbul’da toplanıyor.
IMF’yi durdur!
Her iki kuruluşun da İstanbul toplantıları için oldukça dolu bir gündemi var. Dünyanın içinde olduğu ekonomik kriz ve krize karşı tartışılan çözüm önerileri, bu gündemin en önemli maddesini oluşturuyor. Yaşanan son ekonomik kriz finans piyasalarının kontrolsüz bir gelişim izlemesinden ve bunun yanında uzun yıllardır süren neoliberal politikalardan kaynaklandı.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:33 |
|
Devamını oku...
|
|
IMF-Dünya Bankası nerede, antikapitalistler orada |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:25 |
|
Onur Devrim Üçbaş
Antikapitalist hareket, en önemli patlamalarını binlerce kişiyi kapitalizmin kurumlarına karşı sokağa çıkartabildiğinde gerçekleştirdi. Bu gösteriler hem 'tarihin sonu' tezinin yanlışlığını gösteriyor hem de dünya çapındaki tüm ezilenlere moral vermeye devam ediyor. Seattle'da dünyanın gündemine damgasını vuran hareket, çeşitlilik içinde birlik anlayışıyla yoluna devam ediyor. Gittiği her ülkeden kovulan, Amerika'dan Asya'ya kadar her yerde işçiler tarafından protesto edilen IMF ve Dünya Bankası 6-7 Ekim'de İstanbul'a geliyor. Türkiye işçi sınıfı IMF'yi çok iyi tanıyor. Ne 'kemer sıkma politikaları'nı ne de sosyal güvenlik sisteminin talan edilmesini unutmadı. Bu yüzden IMF Türkiye'de daha önce gittiği yerlerdeki gibi 'karşılanacak'.
|
|
Devamını oku...
|
|
IMF-Dünya Bankası ne işe yarar? |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:23 |
|
Muhip Tezcan
1944'te Bretton-Woods isimli konferansta büyük kapitalist ülkeler bir araya gelerek küresel kapitalizmi yeniden şekillendirmenin yollarını aradılar. Konferansın sonunda iki kurum ortaya çıktı: Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası. Her iki kurum da ihtiyaç duyan ülkelere ucuz kredi sağlıyor. Bunu da serbest ticareti geliştirmek, geri kalmış ülkeleri kalkındırmak ve yoksulluğu azaltmak için yaptıklarını söylüyorlar. Ancak kredi verilmesi için öne sürülen şartlar ve kurumların işleyişi, yoksullara ve emekçilere değil patronlara hizmet ettiğini gösteriyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Borç tuzağı, sosyal yıkım, darbelere destek |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:15 |
|
Aynur Karaş
IMF'ye karşı çıkmalıyız, çünkü Ruanda'yı unutmamak zorundayız. Hutularla Tutsileri unutmamak zorundayız. Sadece Tutsi oldukları için üç ay içinde bir milyon kişi yok edildi. Aynı dönemde yaşamını yitiren yüzlerce Hutu'yu da unutmayalım.
Yine aynı IMF oyunu: Boçlandırma Borç vermek için perhize giren Dünya Bankası (DB) ve IMF nedense Ruanda'ya borç verdi. Kamu giderleri azaltıldı. İşten çıkarmalar oldu. Kahvenin üreticiden satın alma fiyatı donduruldu. Bunu IMF istedi.Yüz binlerce kahve üreticisi iflas etti. Üretim vergisi arttırıldı. Şirketlerden alınan vergi indirildi. Köylüler için kredi kolaylığı azaltıldı. Kalabalık ailelere uygulanan vergiler artırıldı ve bunları DB ve IMF istedi.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:24 |
|
Devamını oku...
|
|
Birleşmiş Milletler küresel ısınma için toplandı, çıkan sonuç: Bugün git, yarın gel |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:14 |
|
Avi Haligua
Geçtiğimiz hafta Newyork'ta BM Genel Merkezi'nde düzenlenen zirveyle, Aralık ayında gerçekleşecek Kopenhag toplantıları öncesi ne yapılabileceğine karar vermek üzere pek çok başkan, başbakan ve cumhurbaşkanı bir araya geldi. Aciliyetin nedeni, bilim insanlarının çok yakında, endüstri öncesi döneme göre, 2 derece daha sıcak bir dünyada yaşayacağımızı bildirmesiydi. Zaten 2012'de sona ermek üzere tasarlanmış olan Kyoto Anlaşması'nın vadesi dolmadan rafa kaldırılıyor olmasının da sebebi buydu. Maldivler gibi önümüzdeki 50 yılı çıkarma ihtimali hayli zayıf ülkeleri temsil eden liderlerinin neler söylediğine bu yazıda değinmeyeceğiz. Ancak aşağıda, tuzu kuruların söyledikleri üzerinden, neler söylemiş olabileceklerini tahmin etmek pek de zor değil.
|
|
Devamını oku...
|
|
Kriz, direniş, grev, mücadele: Fabrikalardan ve işyerlerinden |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:12 |
|
Tuna Öztürk
İşçilerin Ankara yürüyüşü devam ediyor İzmir Karşıyaka Belediyesi'nin işten attığı DİSK-Genel İş üyesi işçiler Ankara yürüyüşüne devam ediyorlar. İşçiler, işe geri alınma ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için 16 Eylül günü İzmir'den yola çıkmışlardı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Füzeye harcanacak parayla neler yapılabilir? |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:07 |
|
Burak Demir
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'a bağlı olan Savunma Güvenlik ve İşbirliği Dairesi (DSCA)'dan öğrendik ki Türkiye ABD'den 7.8 milyar dolarlık Patriot adlı ('yurtsever' anlamına geliyor) füze sistemi alıyor. TC. Savunma Bakanlığı ve TSK da bu haberi doğruladı. Bakanlık bu füzelerin TSK'nın talepleri doğrultusunda alındığını belirtti.
TSK, halkın iliklerini kurutan "savunma" harcamaları için genelde dağdaki birkaç bin PKK'li gerillayı bahane olarak gösterirdi. Oysa şimdi durum farklı. Alınacak olan "yurtsever" füzeler ancak uzun menzilli füzeleri patlatmaya yarıyor. Yani PKK ile en ufak bir ilgisi yok. Bu yüzden şimdi de gerekçe olarak "İran tehdidi"nden söz ediliyor. Peki Türkiye'ye karşı bir İran tehdidi mi var?
|
|
Devamını oku...
|
|
İlker Başbuğ hakkında suç duyurusu: Yetkini aştın, suç işledin |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:06 |
|
Ufuk Uras, Baskın Oran, Ahmet İnsel, Mebuse Tekay, Aydın Engin, Cengiz Algan, Sezgin Tanrıkulu, Oya Baydar ve Mithat Sancar 28 Eylül Pazartesi günü Genelkurmay Başkanı İlker başbuğ hakkında suç duyurusunda bulundular. Savcılığın kabul ettiği suç duyurusunda Başbuğ’un bayramda Mardin’de yaptığı konuşmalarda yetki sınırını aşıp, Askeri Ceza Kanunu’na göre suç işlediği savunuldu.
|
|
Devamını oku...
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:04 |
|
Berk Efe Altınal Hükümetin başlatmış olduğu Kürt sorununda demokratik açılım sürecinin, bölge halkı başta olmak üzere toplumda yarattığı barış umudu, süren operasyonlar ve Kürt halkına yönelik arttırılan baskılar ile hayal kırıklığı ve öfkeye dönüşüyor. 8 Eylül günü Çukurca kırsalında TSK tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda kimyasal silah kullanıldığı iddiası halkın sokağa dökülmesine sebep oldu. Çatışmalarda öldürülen bir gerillanın cenazesi gösteriye dönüştü. Cenaze 50 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildi ve kimyasal silah kullanımına tepki gösteren pankartlar ve dövizler alana hakimdi. DTP Hakkari milletvekili Hamit Geylani, Çukurca'da yaşanan bu olayları meclise taşıyor. DTP geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nı "kara bayram" ilan etti ve kutlamayacaklarını açıkladı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 21:00 |
|
Ankara'da travesti ve transseksüellere yönelik ciddi bir şiddet gerçeği söz konusuydu. Özellikle Ankara emniyeti tarafından trans bireyler için kurulan, gördükleri yerde şiddet uygulayan bu emniyet biriminin adı balyozdu.
|
|
Devamını oku...
|
|
Sosyalist İşçi: Kitlesel, yeni bir sol |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:47 |
|
1999 yılında Seattle'da patlayan antikapitalist hareket, politik atmosferi dünya çapında radikal bir biçimde değiştirdi. Bir yandan solda duran akademisyenler, aydınlar seslerini duyurabilecekleri küresel bir hareketin içinde aktivist olarak yer almaya başladılar. Diğer yandan da "eski" solun değerleriyle, bürokrasisiyle, uzlaşmacılığıyla, nostaljik ve köhnemiş fikirleriyle hiçbir yakınlık hissetmeyen, doğrudan eylemden yana, dünyayı hemen şimdi değiştirmek isteyen yepyeni bir aktivist kuşağı ortaya çıktı.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:52 |
|
Devamını oku...
|
|
POLİTİKANIN ABECESİ: C - Cinsiyetçilik |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:44 |
|
Can Irmak Özinanır Kapitalizm cinsiyetçi bir sistemdir. Kapitalist toplumun devamlılığını sağlamak için dayandığı ailenin sınırlarını zorlayabilecek her türlü cinsel kimlik ve davranış kalıbı baskıya maruz bırakılır. Kadına ev içindeki emeğin zorunlu uygulayıcısı gözüyle bakılır. Lezbiyen, gey, travesti ve transeksüel bireyler sapkın ilan edilir.
Cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkan pek çok kişi, kapitalizm açısından güçlü gösterilen tek kimlik olan heteroseksüel erkeklerin, diğer cinsiyetlere dönük ayrımcılıktan bir çıkarı olduğunu savunur. Örneğin feminist teori, kadının ezilmesini erkeklere bağlayarak, kadınların bu ezilmişliği aşmak için ayrı mücadele etmeleri gerektiğini savunur. Oysa erkeklerin kadınların ezilmesinden bir çıkarı yoktur. Bugünkü anlamıyla cinsiyetçilik yani kadının ezilmesinin zeminini oluşturan ideoloji kapitalizmin bir sonucudur.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:47 |
|
Devamını oku...
|
|
Venezuela: yere çakılan devrim |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:38 |
|
Venezuela'da Hugo Chavez'in seçilmesi, daha iyi bir dünya isteyen milyonlara umut vermişti. Mike Gonzales, ülkede nelerin başarıldığını ve ülkenin nereye gittiğini inceliyor.
Mike Gonzales Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez, her pazar saat 11'de, devlet televizyonunda ve radyosunda yayınlanan "Alo Başkan" programında halkı selamlıyor.
Programı herkes takip ediyor, bazıları eleştirmek için, bazıları da gelecek hafta hangi politik kararların alınacağını öğrenmek için.
Ancak, çoğu insan Chavez'i sıradan insanların savaşçısı olarak görse de, onun Bolivarcı devrimi dönüm noktasında duruyor. Eski egemen sınıf, köklü değişiklikleri önlemeye kararlı. Devrimle ortaya çıkan yeni bürokrasi kendi çıkarlarını geliştirdi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Marksizm Sohbetleri: Hareketin bilinci |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:35 |
|
Şenol Karakaş Uzun, çok uzun bir süre, küreselleşme sürecinin işçi sınıfının yapısını, varlığını ve gücünü yitirdiğini anlattılar ki, 2008 yılının Eylül ayında başlayan kriz anlatanları da öve öve bitirilemeyen küreselleşme sürecini de yalanlamasına ve rezil etmesine rağmen, bazı yalanların tortuları alıcı bulabiliyor hala.
Alıcı bulabiliyor çünkü tarihin motoru işçi sınıfının patronlar sınıfına karşı verdiği mücadeledir tezi, işçi sınıfı her an “dünyayı değiştiren” eylemler, devrimci patlamalar içinde olmalıdır diye algılanıyor. Örgütlü işçi sınıfı her gün dünyanın bir yerini yangın yerine çevirmiyorsa, işte, işçi sınıfının eskisi gibi olmadığının kanıtı size!
|
|
Devamını oku...
|
|
İnsanlığa karşı işlenen suç ve devlet protokolü… |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:26 |
|
Yalçın Ergündoğan Hakkında dokuz kez ‘ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis’ cezası isteniyor. Tanıklar konuşuyor, ‘55 faili meçhul cinayeti’ tek tek anlatıyor. Tüyler ürpertici sözler dava dosyasında yerini alıyor: “İnfaz ettikten sonra kimliklerini mutlaka alır, komutana verirdik…”
* * * Yargılanmasının başladığı gün İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi “Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu” kendisini JİTEM’n ‘ölüm celladı’ olarak niteliyor. Kayıp yakınları, 11 Eylül 2009 tarihinde Beşiktaş Balmumcu’daki Jandarma Merkezi önünde yaptığı açıklamada şunları ifade ediyor: “Çok acılıyız, yaralıyız ama “intikam” peşinde değiliz. “Kin” duymak değil, hukukun işlemesini, adaletin yerine gelmesini istiyoruz. İşte bu nedenle adil yargılamanın sağlanması için, sadece itirafçıların ve gizli tanıkların ifadelerine değil, Temizöz’ün işlediği insanlığa karşı suçların tanıkları olarak biz kayıp yakınlarının ve tanıkların da ifadelerine de başvurulmasını talep ediyoruz..” “Zulmün simge isimlerinin yargı önüne çıkıyor olması olumlu bir adım olsa da, çok iyi biliyoruz ki, bu süreç iyi işlemiyor ve çoğu zaman çeşitli engellerle karşılaşıyor…”
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:31 |
|
Devamını oku...
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:25 |
|
Haftalardır ilerleyen kanser hastalığına rağmen serbest bırakılmayan ve kötü koşullarda tedavisi ağır aksak devam ettirilen siyasi tutuklu Güler Zere'ye özgürlük için her Cuma İstiklal Caddesinde yürüyüşler yapılmaya devam ediyor. Güler Zere serbest bırakılsın diyenler, Taksim Tramvay Durağı'ndan Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüyüş yaptıktan sonra, basın açıklamasıyla eyleme son veriyorlar. Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) de her geçen gün daha da kalabalık olan yürüyüşlere destek veriyor. Yine aynı güzergahta gerçekleştirilen son yürüyüşe katılan DSİP Güler Zere için ses çıkardı. Yürüyüşte "Güler Zere'ye özgürlük", "Güler Zere serbest bırakılsın", "katil devlet hesap verecek", "kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganları atıldı. Yürüyüşler her cuma saat 19.30'da aynı yerde devam edecek. |
|
Antikapitalist Blok yürüyüşleri devam ediyor |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:21 |
|
İlk kez 5 Eylül'de Blok aktivistlerinin gerçekleştirdiği IMF karşıtı yürüyüş, her hafta devam ediyor. 18 ve 26 Eylül'de "IMF'ye Dur De" pankartı ve IMF Defol yazılı bayraklarla iki yürüyüş daha gerçekleştirildi. Taksim Tramvay durağında başlayan yürüyüşlerin ilki Galatasaray Lisesi önünde yapılan basın açıklamasıyla, diğeri ise Bekar Sokak'ta son buldu. Açıklamaları Eğitim-Sen 2 nolu şubeden Berna Tezcan ve Ebru Gökçe Antikapitalist Blok adına okudu. Yürüyüşler sırasında aktivistler 1-7 Ekim arasında yapılacak etkinliklerin duyurusu bulunan bildirileri dağıttı. Eylemde "IMF defol, bu gezegen bizim", "Biz antikapitalistiz", "iş,iklim,adalet, barış, özgürlük", "başka bir dünya mümkün", "IMF'ye karşıysan sokağa çık", "ses çıkar" sloganları atıldı. 6-7 Ekim tarihlerinde İstanbul'da zirvesi yapılacak IMF ve Dünya bankası toplantılarına karşı aynı tarihlerde etkinlikler ve yürüyüşler gerçekleştirecek olan Blok aktivistleri her gün Taksim, Kadıköy ve Beşiktaş'ta bildiri dağıtacaklar.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:25 |
|
Devamını oku...
|
|
DSİP Mezopotamya Sosyal Forumu’ndaydı |
|
|
|
|
Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:11 |
|
"Ya özgürlük, ya hiç!"
Sİ Diyarbakır- Geçtiğimiz hafta Avrupa Sosyal Forumu hazırlık toplantılarının da yapıldığı Mezopotamya Sosyal Forumu Diyarbakır’da başladı. İlk gününde Avrupa Sosyal Forumu (ASF) hazırlık toplantılarının yapıldığı forumun açılışı, cumartesi günü binlerce kişinin katılımı ile yapılan yürüyüş ile başladı. Cegerxwîn Kültür Merkezi'nden Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF)'nin yapılacağı Diyarbakır Belediyesi Sümer Park'a kadar yapılan yürüyüşe, sosyal forum katılımcılarının yanı sıra halk da destek verdi. “Ya özgürlük ya hiç”, "Özgür önderlikle demokratik önderliğe yürüyoruz” gibi pankartların taşındığı yaklaşık 5 kilometrelik yürüyüş MSF'nin yapılacağı Sümerpark’ta sona erdi.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Aralık 2009 20:19 |
|
Devamını oku...
|
|