| KitaplıK - Stalin, Lenin’in devamcısı mıydı? |
|
|
|
| Cumartesi, 06 Haziran 2009 05:36 |
|
Ekim’in Savunusu, John Rees, Sol saflar, SSCB’nin sosyalist olamayabileceğini bir an bile düşünmeden, sosyalizmin yenilgisinin nedenlerini araştırmaya başladılar ve bu arayış küresel bir tartışmayla birlikte gerçekleşti. Neden arayışı yerini hızla sorumlu arayışına bıraktı. Stalin’in berbat bir diktatör olduğu konusunda bir görüş birliği oluşmuştu oluşmasına da, Stalin rejimine nasıl varılmıştı? Akla ışık hızıyla Lenin geldi. Lenin deyince de Ekim devrimi. Kısa ama kesinlikle bilimsel olmayan bir tartışmanın üzerinden Lenin ve Ekim devrimi stalinizmin sorumlusu olarak görüldü. Tesadüfî olmayan bir şekilde aynı dönem, küreselleşme tartışmalarının da soldan sendikalara ve merkez medyaya kadar tüm alanlarda tartışılmaya başladı. İşte bu ay basılan John Rees’in Ekim’in Savunusu broşürü, henüz bu tartışmalar yapılırken Lenin’i ve Ekim devrimini savunan, stalinizmin leninizmle hiçbir ilgisi olmadığını anlatan bir broşür. John Rees bir yandan 1917 Ekim devrimine yönelik saldırıların temelsizliğini ortaya koyar, Ekim’in bir işçi devrimi olduğunu anlatırken, bir yandan da devrimin tek ülkede sıkışmasıyla, işçilerin iç savaşta imha olmasıyla, sanayinin çöküşü ve Kızıl Ordu’nun yükselişinin bir süre sonra sınıflar mücadelesini belirlemesiyle bolşevizmin gerilediğini anlatıyor. NEP, Kronstad, İç Savaş, Kızıl Terör, 1917 devrimi ve demokrasi, enternasyonalizm, çoğulculuk, işçi sınıfı sovyetlerinin geçirdiği dönüşüm gibi çok sayıda başlık, broşürde tartışılıyor. 1990’lı yıllarda Ekim devrimine yönelik saldırların yeni olmadığını, bu tür eleştirilerin Ekim devrimi günlerinde de sosyal demokratlardan dünya burjuvalarına, anarşistlerden liberallere kadar bir dizi cepheden üretildiğini anlatıyor. Ekim’in Savunusu, bugün de önemini koruyor. Bugün de 1989-1991’de ne olduğunu açıklayabilmeliyiz. Stalinizmin Rus işçilerinin tüm devrimci mirasını yağmalayarak ve marksizmi çarpıtarak nasıl yükseldiğini ve basbayağı devlet kapitalisti bir toplumsal yapının sosyalizm olduğu yanılgısının ağırlığı altında ezilen geçmiş kuşak devrimcilerinin kendilerini aklamak için marksizme saldırdığını kavrayabilirsek, Ekim’i savunmanın önemi bir kez daha açığa çıkar. Rıfat Solmaz
SİNEMA - DVD - Savaştan kim kârlı çıkar? Amerika’nın Irak’taki askeri gücünü Afganistan’a doğru kaydırmaya hazırlandığı günlerde tam olarak kazanılamayan bir savaştan kimin kârlı çıktığı sorusu insanın aklına takılıyor. İşgalin 6. yılı geride kalmışken Irak savaşı üzerine yapılmış belgesellerden ‘Satılık Irak’ı hatırlamak belki de hangi şirketlerin, ne şekilde bu işgalden kâr sağladıklarını göz önüne getirmek için önemli görünüyor. ‘Satılık Irak’ internet üzerinden ücretsiz olarak seyredilebiliyor. |