Bir Latin Amerika ülkesi olan El Salvador'da 16 Mart'ta yapılan seçimlerde 20 yıllık muhafazakar sağcı iktidar yıkıldı. %50'nin üzerinde bir oyla seçimlerin galibi, eski bir gerilla örgütü olan Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesi (FMLN) oldu.
El Salvador'da 1980 yılında, 12 yıl boyunca 75 bin insanın ölümüne yol açan bir iç savaş patlamıştı. Katliam büyük ölçüde ordu ve paramiliter örgütler tarafından gerçekleştirilmişti. FMLN ise, bu iç savaşta ABD destekli askeri yönetime karşı savaşan örgütlerin bir koalisyonu olarak ortaya çıkmıştı. Savaşın bitiminden bu yana ise ülkeyi hep egemen sınıfın desteklediği sağ koalisyon ARENA partisi yönetmişti. ARENA dönemi ülkede muazzam bir yoksulluğa ve gelir dengesinde inanılmaz bir eşitsizliğe neden oldu. Ülkenin zenginliğinin yüzde 44'ünü, nüfusun binde 3'lük bir azınlığı kontrol ediyor.
El Salvadorlular'ın gelirlerinin önemli bir kısmı, ABD'de yaşayan akrabalarının gönderdikleri paralardan oluşuyor. Ayrıca ABD de ARENA yönetimiyle işbirliği içindeydi ve yardım gönderiyordu. Bush yönetimi, önceki seçimlerde FMLN'nin seçilmesi halinde yardımı ve ülkeyle olan bütün bağlarını keseceği tehdidini savurmuştu. Obama ise hangi lider gelirse gelsin El Salvador'la ilişkilerinin devam edeceğini açıkladı. Ancak ülkedeki işverenler "komünist" FMLN seçilirse bütün yatırımları durduracaklarını söyleyerek tehdide devam ettiler. El Salvador'daki yoksul ve ezilen kesim bu tehdide rağmen oyunu FMLN'den yana kullandı. Bu, El Salvador'un yoksul halkının tepkisini göstermesi açısından önemli bir adım oldu.
FMLN'nin ve artık El Salvador'un başkanı Maurico Funes, iç savaş sırasında muhabirlik yapmış bir eski gerilla. İç savaşta bizzat savaşmış bir isim değil. FMLN de bir süredir gerilla örgütlenmesini bırakarak tamamen siyasi alana kaymış durumda. Eski iktidar partisi ARENA, seçimler sırasında FMLN'ye karşı "Chavez" kozunu kullanmaya çalışmış, Funes'in "Chavez'in bir kopyası" olduğu, FMLN seçildiği takdirde El Salvador'un Venezuela'nın uydusu olacağı söylentisini yayarak karşıt propaganda yapmıştı. Bu propagandanın etkisi FMLN açısından olumsuz mu oldu yoksa olumlu mu oldu, onu bilemiyoruz. Ancak tüm geçmişine rağmen FMLN'nin Chavez'inki kadar radikal bir yönetim olacağını söylemek zor. Funes seçimden sonra yaptığı konuşmada krizin etkilerini önlemek için bankaları, toprak sahiplerini ve uluslararası yatırımcıları koruma sözü verdi. ABD ile ilişkilerin de eskisinden daha iyi olacağı taahhüdünde bulundu. Bu FMLN içinde huzursuzluğa neden olsa da şimdilik seçimin zafer havası daha baskın görünüyor.
Funes, kendisini iktidara taşıyan yoksulların yanında mı yoksa ülkeyi yoksulluğa sürükleyen patronların yanında mı yer alacak, bunu zaman gösterecek. Ancak nüfusun büyük çoğunluğu için FMLN'nin seçilmesi iç savaştan beri ilk kez askeri yönetime ve onu destekleyen muhafazakar yönetime vurulmuş bir darbe ve umutları yeşerten büyük bir zafer anlamına geliyor. Aşağıdan basınç sürdüğü takdirde patronların ve silahlı destekçilerinin meydanlarda eskisi kadar rahat at koşturamayacaklarını söyleyebiliriz.

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası