|
Yargılanması gereken sadece 93 yaşındaki Evren ve cunta yönetimi değil. Mamak’ta, Diyarbakır hapishanelerinde işkence yapan subaylar, polisler, yüzlerce yıl ceza yağdıran hakimler ve savcılar, darbecilerle işbirliği yapan siyasiler de yargılanmalıdır. 12 Eylül’de anayasa değişikliğine ‘evet’ denirse, 12 Eylülcülerin yargılanmasının önü açılacak. 30 yıl öncesinde intikam aramıyoruz. Yeni darbelerin önünü kesmek için yetmez ama EVET!
|
|
Devamını oku...
|
|
Bir sosyalist nasıl 'evet' der? Yetmez ama EVET kampanyasını yürüten aktivistlerin sokakta en fazla karşılaştığı soru bu. Sosyalist İşçi'nin 'yetmez ama EVET' manşetine bu tepkiyi verenler iki gruba ayrılıyor: Çoktan ulusalcı olmuş ama kendini hâlâ solcu zannedenler ve solcululuğun 'hayır' demek olduğunu sananlar. İki gruba da yanıtımız aynı:
Bir solcu darbeci generallerden, Hrant'ın katillerinden, faşistlerden ve milliyetçilerden yana olamaz.
|
|
Devamını oku...
|
|
Roni Margulies “Sovyetler Birliği’nin dağılışının ardından ve 12 Eylül’ün de etkisiyle, Türkiye solu, ideolojik anlamda… çok büyük bir gerileme yaşadı. Her sene yoğunluğu artarak devam eden eleştiri, tartışmalar; Sovyetler Birliği’nde olan her şeye, proletarya diktatörlüğüne, işçi tanımına, sınıf mücadelesinin şekli ve seyrine, ülkemizdeki mücadele geleneğine, anti-emperyalist ulusal savaşımıza ve en sonunda Marks ve Lenin’in kendisine geldi dayandı… Merkezinde işçi sınıfının ideolojik ve pratik önderliği bulunan devrimci mücadele değil; elbette ki solcuların kayıtsız kalamayacağı ama varlık sebepleri haline de getiremeyeceği kadın hakları, çevrecilik, etnik ve dini sorunlar üzerinden şekillenen siyasi programlar ilerici sayıldı…
|
|
Devamını oku...
|
|
Şenol Karakaş Anayasa değişikliği paketi, neredeyse yüz yıl sonra, yeniden “sosyal reform, sosyal devrim” tartışmasını gündeme soktu. Yalnız bu sefer taşlar daha değişik bir şekilde diziliyor. Rosa Luksemburg, Alman Sosyal Demokrat Partisi içinde 1900’lü yılların başında reformizmle tartışırken, sorun, reformları tüm hareketin amacı olarak gören reformistlerdi. Kapitalizm hakkında hurafelere dayalı olduğu kısa sürede açığa çıkan analizlerine dayanarak, sosyal devrimlerin gereksiz olduğunu çünkü kapitalizmin yaşadığı değişimlerin iç çelişkilerini azalttığını savunan reformistler, adaletli bir toplumun barışçıl yollarla, devrime gerek olmadan kurulması gerektiğini iddia ettiler.
|
|
Devamını oku...
|
|
Referandum 12 Eylül’de. 13 Eylül’de bugünkünden farklı koşullar oluşmuş olacak.
Ya evet oyları kazanmış olacak, ya da hayır oyları.
“Yetmez ama evet” kampanyasında aktif bir faaliyet içindeyiz ve “evet” oylarının eze eze kazanması için mücadele ediyoruz.
Mücadele ediyoruz çünkü 13 Eylül’de, “Hayır”cıların hiçbir gerekçesinin olmaması gerekiyor. “Az daha kazanıyorduk” bile diyememeliler.
|
|
Devamını oku...
|
|
Özden Dönmez MGK yine eski hamam eski tas. Geçen hafta ateşkesin üstüne yaptığı toplantıdan teröre taviz vermeyeceğiz kararı çıktı. Bu karar Türkiye’de halkların tercihine göre değil, devletin tercihine göre verilmiş bir karar. Oysa Türkiye’de halklar barış istediğini daha nasıl ifade edebilir ki?
Tabii ki savaşın devam ettiği bir ülkede askerlerin sözünün geçmesi normal, askerlerin sözünün geçtiği bir ülkede de savaşın devam etmesi normal.
|
|
Devamını oku...
|
|
Doğan Tarkan
Emperyalizmin gücünü fazlasıyla abartan bazı sosyalistler var Türkiye’de. Her şeyi Pentagon’un, CIA’nın planlarına, hamlelerine bağlıyorlar. Yaprak kıpırdasa 'CIA işidir' diyorlar.
|
|
Devamını oku...
|
|
Burak Demir "Sosyalizm kararnamelerle yaratılamayacak ve yaratılamaz da. Sosyalizm, ne kadar sosyalist olursa olsun herhangi bir hükümet tarafından kurulamaz. Sosyalizm, kitleler tarafından, tek tek her bir proleterin katılmasıyla yaratılabilir. Kapitalizmin zinciri dövüldüğü yerden kırılmalıdır." Rosa Luksemburg
Reformizm ve devrimci marksizm
Reformizm, sömürülen ya da baskı altında kalan grupların, çektikleri acılara karşı mücadele etmeye başladıklarında gösterdikleri ilk doğal tepkidir. Bu bu insanlar, mevcut toplum içinde yetişmiştir ve çoğu zaman başka bir toplum şeklinin varolabileceğini düşünmezler. Marks'ın dediği gibi, “Egemen fikirler egemen sınıfın fikirleridir”. Bu yüzden insanlar, mevcut toplumda olmasını istedikleri değişiklik taleplerini, genellikle bu toplumun temel özelliklerinin devamını varsayarak oluştururlar. Feodal toplumlarda haksızlıklara karşı isyan edenler mevcut kralın değişmesini talep ederlerdi, kralsız bir dünya değil.
|
|
Devamını oku...
|
|
Ozan Tekin "Komünistlerin kuramsal ifadeleri asla şu ya da bu dünya düzelticisinin icat ettiği ya da keşfettiği fikirlere, ilkelere dayanmaz. Onların söyledikleri yalnızca, mevcut bir sınıf mücadelesinin, gözler önünde cereyan eden bir tarihsel hareketin somut ifadeleridir."
20. yüzyılın en önemli marksist teorisyenlerinden Lev Troçki’yi tanımlamak için, Karl Marks ve Friedrich Engels’in 1848 yılında işçi sınıfının ilk uluslararası siyasal örgütü olan Komünist Birlik için yazdıkları Komünist Parti Manifestosu’ndaki bu ifadelerden daha iyisi bulunamazdı. 1879’da Ukrayna’da küçük toprak sahibi bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Troçki, öğrencilik yıllarında Rusya’da Çarlık’a karşı mücadele eden devrimci gruplarla tanıştı, marksist oldu. İlk kez 19 yaşındayken illegal örgüt üyeliğinden hapse atıldı. Bundan sonra, hayatının tümü işçi sınıfının devrimci mücadelesinin içinde geçti.
|
|
Devamını oku...
|
|
Can Irmak Özinanır Türkiye solunda mevcut politikanın temel eksenleri konusunda tavır almamayı salık veren bir politik çizgi mevcut. Bu çizginin bir tarafında yer alanlar gerçekten tam bir "sol sapma" içinde düzenin içindeki değişikliklerin işçi sınıfını, ezilenleri, sosyalistleri ilgilendirmediğini söylüyorlar.
|
|
Devamını oku...
|
|