Sosyalist İşçi - Devrimci, Antikapitalist Haftalık Gazete


Mücadelenin İçinden: Sendikalar işçilerin çıkarlarını savunan örgütler olmalı PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 23 Kasım 2014 02:21

Faruk Sevim

Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş’in örgütlü olduğu Ülker fabrikasında DİSK/Gıda-İş’e üye oldukları için işten atılan 13 işçi, firmanın Topkapı fabrikası önünde direnişe geçti. İşçiler, Öz Gıda-İş’in, yaşadıkları sorunları görmezden geldiğini ve çözüm için harekete geçmediğini söylediler.

Sendikalar, işçilerin daha iyi ücret alabilmesi, iş güvenliği, işçi sağlığı, kreş hakkı, demokratik haklar vb. talepleri için çalışırlar, işçiler de bu hakları elde edebilmek için sendikalara üye olurlar. Ama Türkiye’de 2001 krizinden sonra, sendikalar işçi sınıfının çıkarlarını korumak yerine “ülke ekonomisi”ne zarar gelmesin mantığı ile mücadele alanlarını terk ettiler.

Sendikaların bu pasifliği, 2008’deki kriz döneminde bile devam etti. Ancak hükümetin 2013 yılında kıdem tazminatını fona devretme hesabına karşı ilk defa işçiler ve sendikalar seslerini yükselttiler, genel grev tehdidinde bulundular.

İşçiler mücadeleden yana

Soma katliamının ardından bu birlikte hareket etme eğilimi daha da güçlendi. Sendikalar zayıf da olsa bir genel grev yaptı. İşçiler madenlere inmediler. Hükümet yasal düzenlemeler yapmak zorunda kaldı.

Ama Ermenek faciasında veya Ülker direnişinde gördük ki, bazı sendikalar işçilerin mevcut yasal haklarını bile işverenlere karşı savunmuyorlar, işverenlerin yasalara uymasını sağlamıyorlar. Bu tip sarı, işveren yanlısı sendikaları, işçi sınıfının çıkarlarını savunan örgütlere dönüştürmek için çaba göstermek acil bir görevdir.

Açlık sınırının 1205 lira olduğu Türkiye’de asgari ücret 950 lira. Şu anda Türkiye’de asgari ücretle geçinmek zorunda olan en az 10 milyon kişi var ve asgari ücretin satın alma gücü hızla eriyor. Yılsonunda belirlenecek asgari ücret için şimdiden mücadele hazırlıklarına başlamak gerekir.

Taşerona karşı mücadele

Taşeron sisteminin her türlü facianın asıl kaynağı olduğu kamuoyunca artık anlaşılmıştır. Taşeron sisteminin zararları ile ilgili farkındalığın sürekli gündemde tutulması önemli bir mücadele konusudur.

Hükümet şimdilik kıdem tazminatı fonu uygulamasından vazgeçmiş görünse de, 2015 seçimlerinden sonra fon yasasını çıkarmak, yapacağı işlerin başındadır. Kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına karşı işçi sınıfının topyekûn mücadelesini örgütlemek gerekir.

AddThis Social Bookmark Button
 

559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Buradasınız  : Anasayfa Arşiv 502 - 12 Kasım 2014 Mücadelenin İçinden: Sendikalar işçilerin çıkarlarını savunan örgütler olmalı