| IMF’ye karşıysan sokağa çık! |
|
|
|
| Pazar, 30 Ağustos 2009 09:44 |
|
İrem Nur Aksu Çözüm ise onların anlattıkları değil IMF' nin dağıtılmasındadır. Dünyada örneklere sahip olan IMF ve Dünya Bankası karşıtı büyük gösterileri Türkiye' de de antikapitalist hareketin bir parçası olarak gerçekleştirmeliyiz. Bunu ancak tüm emekten yana güçler, öğrenciler, sendikalar, son bir yılda sayısı gittikçe artan direniş ve grevlerden işçiler, kadınlar,toplumun bu kriz benim krizim değil, faturasını da ben ödemeyeceğim diyen tüm kesimleri birleşerek inşa edebilriz. Tüm hafta İstanbul' da IMF karşıtı etkinlikler gerçekleşecek. 2 ve 7 Ekim arası Antikapitalist blok diğer kardeş kampanyalarla beraber IMF' ye karşı Bilgi Üniversitesi' nde alternatif zirvede olacak. 3 Ekim' de tüm IMF karşıtı hareketlerin birleşeceği yürüyüşte, IMF' nin 13 bin kişilik heyetinin bizim adımıza karar almasına karşı 6 milyar insanın taleplerini ve sesini yükseltiyoruz. İstanbul sokaklarında sermayenin değil, emeğin ve özgürlüğün sesini yükseltmek için buluşuyoruz! Antikapitalist Blok bunun inşası için kolları sıvadı. Üstelik sadece tüm dünyada söz sahibi olan bu büyük örgütlere değil Türkiye' de egemen sınıfın sözcüsü olan ve küresel sermayenin bir parçası TÜSİAD'a da bizim adımıza karar almayın demek için sokakta olmalıyız. 6-7 Ekim' de sokakta antikapitalist sloganlarla aynı zamanda özgürlük rüzgarları estirmek için IMF' yi dağıtmak için şimdi Antikapitalist Blok' da buluşma zamanı!
ANTİKAPİTALİST BLOK EYLEM TAKVİMİ 3 Ekim'de saat 18.30'da Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü önünden İstiklal Caddesi'ne yürüyüşte,
Uluslararası Para Fonu Açılımı Uluslararası Para Fonu olan IMF Temmuz 1944 tarihinde 44 ülkenin imzası sonucu kardeş örgütü olan Dünya Bankası ile birlikte kuruldu. Uluslararası ticaretin geliştirilmesi, dış ödeme güçlükleri ile karşılaşan üye ülkelere Fon'un kaynaklarını kullanabilme olanağı sağlamak gibi amaçlarla kendini tanımlayan IMF, özellikle dış borcu fazla olan gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelere kredi vererek kendisine borçlanmalarını sağlamaktadır. IMF ile beraber kurulmuş olan Dünya Bankası ise bir diğer yıkım sorumlusu. 2. Dünya Savaşı' ndan sonra meydana gelen yıkımlara karşı yeniden yapılanma amacıyla kendini var etmiş ancak kısa bir zaman sonra kredi veren büyük bir sermaye kuruluşu halini alarak kendisine üye olan ülkelerin yoksullaşmasına neden olmuştur. Dünya Bankası' na üye olabilmek için IMF' ye üye olmak gereklidir. bugün dünya ekonomisini yönlendiren örgütlerden birisidir. Uygulanması istenen politikalar Dünya Bankası tarafından projeleştirildikten sonra denetimini IMF sağlamaktadır.
IMF' de kim söz sahibi? IMF fonunun temel kaynağı kendisine üye olan her ülkenin gelir durumuna göre kendilerine düşen paylardır. Belirlenen kotayı yatıran ülkelerin verdiği para kadar oy ve söz hakkı vardır. Dünyanın efendileri olan ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve Fransa'nın IMF politikalarını belirlemede baş aktörler olarak karşımıza çıkıyorlar.
Seattle, Washington, Prag' da antikapitalist direnişler! IMF ve Dünya Bankası gibi dikkat edilecek örgütlerden biri de Dünya Ticaret Örgütü' dür. Tüm bu örgütler kapitalizmin dev sözcüleri dolayısıyla bizim adımıza karar veren örgütlerdir. IMF' nin Türkiye' ye gelişini sadece dışa bağımlılık ya da yabancı şirketlerin daha fazla söz ve para sahibi olması konusunda karşı çıkılması küresel kapitalizmi hafife almak anlamına gelmektedir. Halbuki dünyada yaşanan deneyimler küresel kapitalizme karşı küresel antikapitalist hareketin kazanma ihtimalini bizlere kanıtladı. 1999 Seattle' da DTÖ' ye karşı toplumun her kesiminden işçinin, emekçinin, kadının, eşcinselin, sendikalının, öğrencinin hep beraber sokağa çıkmasıyla devasa gösteriler gerçekleşti. Orada bulunan insanlar ülkeleri satılıyor olduğu için değil 3. Dünya ülkelerinin borçlarının silinmesi talebini dillendirmek için bir araya geldiler. Çokuluslu şirketleri teşhir etti. 2000' de Prag' da günlerce süren eylemler IMF ve Dünya Bankası' na karşı küreselleşme karşıtı bir hatta yükseldi. Dünya halklarının tümünü yoksullaştıranlara karşı, patronlara karşı öfkelerini sokakta büyüyerek haykırdı.
IMF'ye karşı yanlış bir slogan KESK'in İstanbul'dan Ankara'ya uğurlanması sırasında atılan sloganlardan biri de "Kahrolsun IMF, Tam Bağımsız Türkiye" idi. Her ne kadar kalabalık bu slogana genellikle eşlik etmese de bu durum, sloganın önemli bir kafa karışıklığına işaret ettiği gerçeğini değiştirmiyor. Sloganın ilk kısmı anlaşılabilir, IMF gerçekten de başta kamu emekçileri olmak üzere tüm dünyanın emekçilerinin haklarını kısıtlamaya çalışan, onların kazanımlarına yapılan saldırıları örgütleyen bir kurum. Ancak önümüzdeki Ekim ayında İstanbul'da olacak olan IMF'ye doğru politik hatta karşı çıkmak gerekiyor. Tam Bağımsız Türkiye talebi IMF'yi ve buna bağlı olarak emperyalizmi dışsal olarak algılamanın bizi düşüreceği bir hata. Türkiye, bağımsız kapitalist bir ülke. Emekçilere karşı politikalar uygulamasının sebebi de asıl olarak IMF değil TÜSİAD. "Kahrolsun IMF, Tam Bağımsız Türkiye" sloganı ise IMF'ye antikapitalist değil milliyetçi bir yerden karşı çıkıyor. Oysa biz biliyoruz ki kapitalizmin içinde hiçbir ülkenin bağımsız olma ihtimali yok, emperyalizm bütün ülkeleri birbirine bağlıyor. Bu nedenle atılması gereken slogan "Kahrolsun IMF, Tam Bağımsız Türkiye" değil. |