| Başbuğ yetkisini fazlasıyla aştı |
|
|
|
| Salı, 02 Şubat 2010 00:21 |
|
Volkan Akyıldırım Bu davetin ardından Ufuk Uras, Baskın Oran, Ahmet İnsel, Cengiz Alğan, Oya Baydar, Aydın Engin Sezgin Tanrıkulu, Mebuse Tekay ve Mithat Sancar İlker Başbuğ hakkında yapılan suç duyurusunda bulundu. Başbuğ, Kürt açılımını baltalayan ve tekrardan çatışma ortamına dönülmesini yaratabilecek konuşmalar yapıyordu. Suç duyurusunun üzerinden 24 saat geçmeden her biri ırkçılığa, milliyetçiliğe ve savaşa karşı olmasıyla tanınan muhalifler Türk İntikam Tugayı (TİT) tarafından ölümle tehdit edildi. Baskın Oran'ı uzun zamandır tehdit eden TİT'in Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Özel Harp Dairesi'nin kullandığı isimlerden birisi olduğu biliniyor. Bunun hatırlanacağını bilen TSK hemen açıklama yaptı ve Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunanlara yönelik tehdidi tasvip etmediğini söyledi. Sivil mahkeme, Başbuğ'u yargılamak konusunda yetkisiz olduğu kararını vererek suç duyurusunu Askeri Savcılığa iletti. Askeri yargın ordu mensuplarını kollayan kararlarla tartışmalar yaratıyor. Görevdeki bir genelkurmay başkanı hakkında soruşturma açılmayacağı kuvvetle muhtemel. Tehditlerinse arkası kesilmiyor. Sesonline haber portalında 12 Eylül darbesini eleştiren makalesinin ardından Eren Keskin ölümle tehdit edildi. Sesonline haber sitesi ise Ergenekon yanlıların hedefi halinde. Genelkurmay Başkanı hakkında ilk kez suç duyurusunda bulunlar bu ülkenin gerçek solcularıdır. Suç duyurusu ile bir mücadele başlamıştır. Tıpkı 2007'de e-muhtıra'ya karşı Baskın Oran ve Ufuk Uras seçim kampanyalarının bu ülkede düzene teslim olmayan bir solu ayağa kaldırdığı gibi. Arkadaşlarımızın yanındayız, davanın takipçisiyiz. |