Fosil yakıtlarına karşı Güneş ve rüzgar bize yeter

Küresel ısınmaya neden olan karbondioksit salımında en başta gelen neden enerji santralları. Bugün dünyada enerji esas olarak kömür, petrol ve doğalgaz yakılarak elde ediliyor.
En hızlı biçimde fosil yakıtına dayalı santralların kapatılıp yerlerine rüzgar ve güneş enerjisine dayalı santrallar kurulmalı.

Bu konudaki temel itiraz fosil yakıtına dayalı santralların yerine rüzgar ve güneş eberjisinin geçirilmesinin pahalı olması.
Bu iddia ilk bakışta doğru ama bu iddiayı öne sürenler iki noktayı bilinçli olarak unutu- yorlar.
Birincisi pahalılığın bir nedeni inşaatlarda kullanılacak emek gücü. Ama bu aslında yeni istihdam demektir ve dünyanın derin bir ekonomik kriz içinde olduğu bugünlerde bir yandan gezegeni kurtarmak diğer yandan da krize yanıt vermek için çok olumlu bir adımdır.
İkincisi Güneş ve rüzgar enerjisi üretimi yaygınlaştıkça maliyeti, düşecektir. Çünkü teknoloji üretim içinde gelişir.


Otomobile karşı Toplu taşımacılık

Küresel ısınmanın ikinci en büyük nedeni fosil yakıtı kullanan ulaşım araçları. Yani otomobiller, kamyonlar ve otobüsler.
Bu konuda da toplu taşımacılığa geçilmesi gerekir. Ne var ki otomobilden toplu taşımacılığa geçmek için hızlı, etkin ve konforlu bir toplu taşıma sistemi gerekir.
Esas olarak raylı sisteme dayalı bir toplu taşıma sistemi sık, konforlu, yaygın ve çok ucuz olduğu takdirde yolculuk yapanların tercihi haline gelecektir ve ardından önce kent içlerinde ardından her yerde fosil yakıtına dayalı araçları yasaklamak mümkün olacaktır.
Tüm otomobil, kamyon ve kamyonetlerin ortadan kalkması halinde onların şimdi kullandıkları yolların çocuk parklarına, yeşil alanlara ve kültürel birimlere dönüştürülmesi mümkün olacaktır.
Şehirler arasında ve ülkeler arasında ise hızlı trenler yolculuğu kısaltacak ve konforlu hale getirecektir. Böylece hem karbondioksit salan hem de metan gazı salan ve giderk büyüyen bir sanayi olan hava ulaşımı ortadan kalkacaktır.
Bütün bu tedbirler ancak büyük devlet yatırımları ile gerçekleşebilir.


Binalarda ısı izolasyonu


Bütün binalarda ısı izolasyonu yazın klima ve diğer soğutucuların kullanımını, kışın ise soğuğa karşı ısınma harcamalarını en aza indirir.
Diğer temel önlemler gibi binaların izolasyonu da yoğun bir istihdam gerektirir ve maliyetin önemli bir kısmı buna dayanır.
Ne var ki istihdam işsizliğe bir çare olduğu için bir sorun değil tam tersine bir çözümdür.
Binalarda enerji tüketiminin bir başka nedeni de uzun, çok uzun binalar ve büyük çarşılardır.
Hükümetler ve belediyeler yeni çıkaracakları inşaat kuralları ile uzun binaların yapımını englleyerek bu binaların enerji tüketimini ortadan kaldırabilirler.
Hükümetler ve belediyeler ayrıca yeni çıkaracakları yönetmeliklerle bütün binalarda ısı izolasyonunun maksimum ölüçüde olmasını talep edebilirler.
Isı izolasyonunun ilk yatırımı pahalı olsa da zaman içinde daha az enerji kullanılacağı için aslında bir binanın yaşam süresi içinde izolasyonu olmayan bir binaya göre çok daha ucuzdur.


Kyoto bitiyor Şimdi sıra Kopenhag’da


Kyoto Anlaşmasının süresi dolmak üzere. Büyük petrol ve otomobil şirketlerinin etkisi altındaki ABD yönetimi Kyoto Anlaşması’nı imzalamadı. Türkiye ve Avustralya gibi ülkeler ise Anlaşma’yı çok geç imzaladılar ve hemen hemen hiç bir etkin önlemi başlatmadılar.
Tam tersine Türkiye’de enerji üretimi için kömürle işleyen termik santrallara izin veriliyor.
Küresel ısınmayı engellemek için mutlaka uluslararası anlaşmalar gerekli. Ama bu anlaşmalar Kyoto’dan farklı olarak yaptırımlar içermeli. Aksi takdirde ülkeler Anlaşmayı imzalamasına rağmen önlem almıyorlar.
Kopenhag Anlaşması için pazarlıklar şimdiden başladı. Otomobil ve petrol şirketleri ağır baskı yapıyorlar. Ama dünya şimdi daha umutlu olabilir.
Bugün küresel ısınma konusunda daha uyanık bir hareket var. Dünyanın her yanında aktivistler hükümetlerinden derin önlemler almasını istiyorlar. Heryerde sokağa çıkılyor ve talepler gürültülü bir biçimde sokakta ifade ediliyor.
Türkiye’de küresel iklim değişimiiçin mücadele eden en önemli örgüt Kürtesel Eylem Grubu. Küresel Eylem Grubu Kyoto Anlaşması’nın imzalanması için onbinlerce kişinini katıldığı 6 gösteri, çok sayıda basın açıklaması ve yüzlerce toplantı düzenledi. Sonunda Türkiye Kyoto’yu imzaladı.
Şimdi hedef Kopenhag. Amaç öncelikle Kopenhag’ın Kyoto’dan daha ileri bir anlaşma olması ve yaptırımlara sahip olması.


559. sayı - 30 Mart 2016 (pdf)

Abone olun

Dostlarımız

Marksist.org

Marksizm 2013

dsip
















Su Hakkı Kampanyası